Denizli yeni dönemde de gücünü ihracattan alacak

Türkiye ihracatının ilk 10 kentinden biri olan Denizli, yeni dönemde hem ihracatının değerini Teknik Tekstil Merkezi ile artıracak hem de AB’nin Sınırda Karbon Vergisi’ne karşı temiz enerji atağı başlatacak. Dünyanın 170 ülkesindeki müşterileri ile sıkı bağlar kuran Denizlili üreticiler, pandemi ve Kuzey’deki savaşa rağmen alıcılarını kaybetmiyor.

DÜNYA, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, 81 ildeki oda ve borsa başkanlarıyla ekonominin nabzını tutuyor. “Başkanlar Konuşuyor” söyleşisinin bu haftaki konuk kenti Denizli oldu. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili kentin gündemini okurlarımız için anlattı.

6,3 milyon Euro’luk Teknik Tekstil Merkezi Denizli’ye çağ atlatacak

Uğur Erdoğan
Denizli Ticaret Odası Başkanı

Denizli’de hem iş insanlarının hem de esnafların pandemiyi kolay atlatması için öncülük ettik. Hem bir yol haritası belirledik, hem de gereken tedbirleri hızlıca aldık. Hem TOBB’a hem siyasi iradeye, süreçle ilgili 170’e yakın bilgilendirme yaptık. En önemlisi nefes kredisi ve can suyu kredisi ile desteklerimizi devam ettirdik. Odamızın bu kredilere katkısı ile üyelerimize 310 milyon TL destek sağladık. Ayrıca nefes kredisi başvurularında biliyorsunuz 2020 yılında 2019’a göre yüzde 25 ciro kaybı olması şartının da kaldırılmasının adımlarını attık. Yine AB ile ilgili girişimlerimiz oldu.

TURİZMDE TÜRKİYE’NİN İLK 5 ŞEHRİNDEN BİRİYİZ

Pandemi sürecinde özellikle Türkiye’de olduğu gibi Denizlimizde de turizm sektörümüzde sıkıntılar oldu. Bazı tedbirlerin hayata geçirilmesini sağladık. Şükürler olsun bugün Denizlimiz turizm anlamında Türkiye’de ilk 5 ilin içerisinde yer alıyor. Termal ve sağlık turizmi ile ilgili girişimlerimiz var. Pamukkale’yi de içine alan büyük bir turizm hamlesi planlıyoruz. Bunu gerçekleştirdiğimizde buraya günü birlik değil kalıcı turizmi getirmiş olacağız.

YÜZDE 100 HİBE İLE KURULDU

Oda olarak AB projelerine çok önem verdik. 3-4 yıllık emeğin sonucunda TOBB’a bağlı 5 büyük proje içerisinde seçilen 2 projeden biri ile Denizli’de Teknik Tekstile Dönüşüm Merkezi’ni oluşturduk.

Amerika, Hindistan, Almanya, İtalya gibi ülkelerdeki Ar-Ge merkezlerini görebileceğimiz bir proje gerçekleştirdik. Yüksek teknolojisi olan, katma değeri yüksek ürünler odağıyla bu merkezi gerçekleştirdik. Denizlimizin ihracatta lokomotif sektörlerinden biri biliyorsunuz ev tekstili. Bu sektörü değerli teknik tekstiller ile taçlandıralım dedik, bu işe girdik. Projemizin tamamını bitirdik. Tüm gücümüzü Denizli Ticaret Odası olarak oraya verdik. AB’den bu projeler kapsamında 6 milyon 300 bin Euro’luk yüzde 100 hibe aldık. Sadece Denizli’ye değil, bölgemize, Türkiye’ye hizmet verebilecek bir Ar-Ge merkezi olacağız. Merkezimiz OSB’mizde, firmaların içinde. Bir ay içinde Sanayi Bakanımızla birlikte açılışını yapacağız. Merkezde, özellikle otomobil, denizcilik, medikal sektörüne yönelik tekstil ve kompozit ürünleri üreteceğiz. Aynı zamanda uçak, helikopter, drone, tren, yat, kayık yine itfaiyeciler için alev geciktirici, yüksek ısıya dayanıklı kumaşlar burada üretilecek. Yeni teknoloji medikal sağlık ürünleri elde edilecek. Ultrasonic dikiş makinası ile hava geçirmeyen dikişler yapılabilecek. Çevreye duyarlı olarak sentetik ürünlerin ve pamuk liflerinin susuz ortamda boyamasını sağlayacağız. 12 çeşit farklı sektörde ile yatırımlarımızı gerçekleştireceğiz.

İHRACAT KİLOGRAM FİYATI 150 DOLARLARDA

Denizli olarak sağlık ve medikalle ilgili tekstil geliştirmeye devam ediyoruz. Ameliyathaneler için tek kullanımlık ürünlerin üretilmesine ağırlık vereceğiz. Yine inşaatlar için beton ile birleştirilen ağırlığı azaltan mimari kaliteyi artıran tekstiller yeni Ar-Ge merkezimizde tasarlanabilecek. Bu tür ürünlerin kilogram ihracat değeri 100-150 dolarlarda. Böylece Denizli’ye çağ atlatacak. Geçen ay Denizli olarak Almanya’daki tekstil fuarına katıldık. 30’a yakın teknik tekstile yakın firmalarımızı fuara götürdük. 100 kişilik ekibimiz ile beraber ürünlerimizi sergiledik, tanıtımımızı yaptık. Hollanda’dan, Almanya’dan önemli isimler bizleri ziyaret etti. Ortak nasıl çalışırız görüşmelerini yaptık. TOGG başta olmak üzere yerli ve milli markalara Denizli’den ürün üretmek istiyoruz. Altyapımız hazır.

TEMİZ ENERJİ VE SU TASARRUFU TESTLERİNİ YAPACAĞIZ

Teknik Tekstile Dönüşüm Merkezimiz bir Ar-Ge merkezi mantığıyla önemli adımlar atacak. Bunlardan biri de AB’nin uygulayacağı Sınırda Karbon Vergisi. Karbon salımını da azaltacak önemli işler yapacağız. Burada özellikle temiz enerji ekipmanlarımız var. Temiz enerji ve su tasarrufu testleri yapıyoruz. Sıcaklık, atık hava, su tüketimi kontrolleri, firma özelinde tüm enerji ölçümleri, elektrik sarfı, bar kaçağı, enerji tasarrufu önlemleri için sürekli bilgilendirme, susuz sulama ve buna benzer birçok konuda testleri yapmaya başladık.

YABANCI YATIRIMCI SAYIMIZ 305

Odamızın asıl amacı Denizli’deki ticareti geliştirmek. Bu ticareti geliştirirken de yine Türkiye’de örnek olma hedefindeyiz. 2019 ve pandemi sonrasında üyelerini en çok fuarlara götüren oda olduk. 519 firmamızı yurtdışı ve yurtiçi fuarlarına götürdük. Fuarlar kentimizin vizyonunu çok açtı. İnşaat ve inşaat malzemeleri konusunda ihracatımız çok azdı. Şimdi fuarlar sayesinde bu sektör canlandı. Göreve geldiğimizde üye sayımız 13 bindi. Şu anda 20 bin üyemiz var. Üstelik pandemiye rağmen. Yabancı yatırımcı sayımız 305.

TÜM DÜNYA ÜLKELERİNDEKİ MÜŞTERİLERİMİZ EN SON DENİZLİ’DEN VAZGEÇER

Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ve Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Denizli’nin en önemli kimliğinin “ihracatçı kent” olduğuna vurgu yapıyorlar. Yaklaşık 170 ülkeye dolayışla neredeyse dünyanın tamamına Denizlili ihracatçılar ürün yolluyor. Tam 2 bin 400 çeşit ürün Denizli’den dünya pazarlarına yayılıyor. Kentin hedefi bu sayıyı yakın dönemde 3 bine çıkartmak. Başkanlar espri ile “Denizi olmayıp, denizli ülkelere ihracat yapan bir kentiz. Bunu daha da artıracağız. Denizli tüm dünya pazarlarına denizden, karadan ve havadan ulaşacak” diyorlar. Başkanlar dünya ticaretinin dijital ağlarına da hızla adapte olduklarını vurguluyorlar. Türkiye’nin ihracatçı illeri arasında 10’uncu sıradan 8’e yükseldiklerini vurguluyorlar. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) verilerine göre kentten geçen yıl 4.6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilmiş. Başkanlar Denizli’ye kayıtlı olmayan rakamlarla birlikte ihracatlarının 6 milyar doları aştığını söylüyorlar. Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci’nin önemli de bir iddiası var. Başkan Keçeci, “Pandemi de olsa, savaş da olsa tüm dünyadaki müşterilerimiz en son Denizli’den vazgeçer. Çünkü müşteri memnuniyeti en yüksek kentiz. Biz hem tedarik, hem termin süreleri konusunda mal sattığımız müşterilerimizi mağdur etmiyoruz. Bu da ticarette güven ve sürekliliği sağlıyor” diyor. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan da “Biz bir önceki yıla göre bugün geldiğimiz noktada ihracatımızı yüzde 19 artırdık. Tüm dünyanın resesyon iddialarıyla mücadele ettiği bir dönemde bunu başardık. Mesela metal sektöründe panolar, tablolar yapıyorlar. Genç dinamik bir sektör oluştu. Pandemide herkes bilgisayarından görünürken, arkasında bir görsel istedi. e-ticaret yoluyla bunu dünyaya yaydılar” şeklinde konuşuyor. Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili ise şunları söylüyor: “Kekiğimiz, üzümümüz, leblebimiz dünya markası. Tarım ürünlerinde iddialıyız. Buna pamuk üretimini eklemeliyiz.”

Sanayimizin daha da gelişmesi için Makine OSB kuruyoruz

Müjdat Keçeci
Denizli Sanayi Odası Başkanı

Denizli, Türkiye’nin en önemli 10 sanayi kentinden biri. Dolayısıyla Denizli denilince, onu müteşebbis insanları ile anlatmalıyız. Denizli çok krizler gördü. Ancak COVID ile başlayan Ukrayna-Rusya savaşı ile devam eden bir süreç var. Denizli 10 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip bir kent. Buradaki firmalardan 6 milyar dolarlık ihracat, 4 milyar dolarlık ithalat yapılıyor. Dış ticaret fazlası veriyor. Yaptığımız ihracatın yaklaşık 1 milyar 750 milyon dolarlık kısmı tekstilden geliyor. COVID ile birlikte ev tekstilinin de önemi arttı. Ayrıca bakır ve kablo sektörü de tekstile yetişir. Savaşın etkisiyle bakır ve kablo öne çıkan enerji sektörü için vazgeçilmez bir tedarik. Alternatif enerji alanlarına ilgi yoğun. Güneşten ve nehirlerden elde edilen enerjinin taşınması gerekiyor. Sektör yoğun taleplerle karşı karşıya. Cenab-ı Allah nasıl Arap ülkelerine karasu dediğimiz petrolü verdiyse, bizim de yöremize travertenleri, mermerleri bahşetmiş durumda. Dünyanın en popüler binaları Denizli mermeriyle süslenir hale geldi. Bu da kentimizde önemli bir üretim istihdam ve ihracat kaynağı oldu. Bir diğer sektörümüz de hiç vazgeçilmez şekilde; makine… Neler üretiyoruz; tekstil makineleri, kablo ve bakır makineleri, mermer makineleri… Eskiden mermer makinelerini hep İtalya’dan ithal ederdik. Bugün arkadaşlarımız İtalya’ya mermer makinalarını, Uzak Doğu’ya da kablo makinaları ihraç ediyor. Sanayi odası olarak, üretimin gücü için, dar alanlarda yapılan üretimlerinin serpilmesi için Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kuruyoruz.

Denizli tekstilde başladığı moda, marka ve teknik tekstil üretimlerini daha yüksek bir seviyeye taşımak için hızla çalışıyor. Dünyanın en büyük havlu bornoz üreticisi olan Türkiye’nin artık, sadece bunları üreterek, para kazanması, farklı yerlere gitmesi mümkün değil. Onun için Denizli tekstilcimizin özellikle ev tekstiline yöneldiğini ve önemli bir adım attığını ifade etmek isterim. Buradan elde edilen katma değer her zaman bir havlu bornozdan daha fazla. Dolayısıyla bu arkadaşlarımız artık pazarlamanın da çok önemli bir hizmet olduğunun idraki içindeler. Artık ev tekstili firmalarımız dünyanın önemli yerlerinde, mağaza açıyor, bayilik veriyor ve depo kuruyor.

SINIRDA KARBON VERGİSİ HAFİFE ALINMAMALI

Tekstil şehri olduğumuz için önemli konulardan biri de AB’nin uygulamaya alacağı Sınırda Karbon Vergisi. 2023 sonunda bu uygulama başlarsa, Türkiye olarak hiç hazır değiliz. Her ürünümüzün üzerine 30-50 dolar vergi gelecek. Yeşil enerji ve onunla birlikte temiz su, temiz hava kullanımını sağlamamız gerekiyor. Biz Denizli Sanayi Odası olarak bu konuyu incelemeye önceden başladık. Özellikle uluslararası önde gelen firmalar ile de beraber çalışıyoruz. Karbon salımı konusundaki en kritik sektörlerden biri boyama sektörü. Denizli Büyükşehir Belediyemizi de içine almak suretiyle firmalarımızla birlikte bu konuda yoğun çalışıyoruz. Sanayi Bakanlığı da bizim bu çalışmamızı değerli buldu ve sanayicilerimize maddi destekle yardımcı olma sözü verdi. Biz bu konuyu defalarca gündeme getirince sanki uyumsuzluk yaratıyormuşuz gibi bakılıyor. Ama önemle vurguluyorum, ihracatımızın yüzde 65’i AB’ye, uygulamaya hazırlıksız yakalanırsak, kökümüze kibrit suyu dökerler. Dolayısıyla biz bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.

DENİZLİ’DE KAPASİTELER %70’İN ÜZERİNDE BU YENİ YATIRIM DEMEK

Denizli’de kapasite kullanım oranımız gerçekten yüzde 70’lerin üzerinde. Yani biz Türkiye’de daima kapasite kullanım oranı en önde gelen kentler içindeyiz. Biz sanayiciler 5-6 ay arka arkaya kapasite kullanım oranlarımız yüzde 75’i aştığında hemen yeni yatırım yapmak için plan yaparız. Biz Denizli’de hem kapasitemizi hem verimliliğimizi artırıyoruz. Yer arayışımıza Çardak OSB yetişti. 3 milyon 672 bin metrekarelik Çardak OSB’nin neredeyse yüzde 40-45’i fiilen yatırımlarla doldu. Böylece Denizli, farklı yatırımlara da konu oldu. Mesela biz de kalem sektörü yoktu, Türkiye’nin önemli ihraç ettiği kalem markası Denizli’ye geldi. Asansör teknolojisi yoktu, Denizli’ye geldi. Kağıt sektöründe Antalyalı Türkiye devi bir şirketimiz Denizli’de yatırıma başladı.

BENİM BAĞCIM BENİM KÖYLÜM ÜZÜMLE ZENGİN OLABİLİR

Denizli’nin Güney İlçesi’nde toprak karakteri Kaliforniya bölgesindeki gibi. Dünya markaları burada şaraplık bağ sahibi. Özellikle şu anda Güney’de ve Çal yolunda önemli bir atılım var. Mahsul, yani üretilen tarım ürünü endüstriyel ürüne çevrilmediği müddetçe benim köylüm, benim toprak sahibim maalesef para kazanamıyor. Ne zaman ki üzümü bir şişe şarabın içerisine koyup da kaliteli bir şarap olarak dünyaya pazarladığında benim bağcım, köylüm zengin olabiliyor. Bu sanayi de nasıl tekstil sektörü destekleniyorsa, mutlak suretle desteklenmeli. Onların sesi olmak istiyorum çünkü onların hepsi de sanayiye dönmek istiyorlar, yatırım yapmak istiyorlar.

Öte yandan Denizli’nin sanayicisine hizmet verecek bir binayı yapmak benim en büyük hayalimdi. Şükür, Denizli Sanayi Odası’na modern bir bina kazandırdık.

200 rakımda da ekilecek toprağımız var, 1600 rakımda da

İbrahim Tefenlili
Denizli Ticaret Borsası Başkanı

Sanayi, turizm, ticaret… Elbette Denizli için önemli alanlar. Ancak tarımımız, tarımsal sanayimiz de olmazsa olmazımız. Pandemiden sonra gıdanın, tarımın önemini daha iyi anladık. Denizli önemli bir gıda tedarikçisi. Denizli’nin değişik bir coğrafyası var. 200 rakımdan 1600 rakıma kadar ekilebilen, dikilebilen topraklarımız var. Biz de bunu iyi yönetmeye çalışıyoruz. Kentimize bir gıda OSB kazandırmayı isterdik. Bunu yapamıyorsak da havzalarımızı desteklemeliyiz.

TÜRKİYE’DE LEBLEBİNİN YÜZDE 80’İNİ BİZ ÜRETİYORUZ

Denizli’nin pek çok ürünü Türkiye’de bir numara. Örneğin kekik… Kekiğin yüzde 89’unu biz üretiyoruz. Dünya içinde bu oran neredeyse yüzde 70. Denizli’de aromatik bitkilerin sanayisi büyüyor. Katma değeri de yüksek. Bunun yanı sıra üzüm üretiminde de Türkiye’de ikinciyiz. Tütünümüz yine sıranın üstünde. Dünyada üretilen leblebinin yüzde 65’ı ülkemizde yetişir. Bu ürünün de yüzde 80’ini Denizli sağlar. Leblebi denilince akla ilk Çorum geliyor ama gerçek öyle değil. Keşke Çorum gibi 20 ilimiz daha olsaydı, her yerde leblebi satılsaydı. Çünkü leblebi, sağlıklı bir atıştırmalık, doğal bir ürün. Denizli’den 40 ülkeye leblebi ihraç ediliyor. Leblebiden 50 çeşit ürün yapıyoruz. Denizli Ticaret Borsası olarak da leblebi için proje yapıyoruz. Bir leblebilik nohutta bir hastalık tespit edildi. Ankara’daki Atom Enerjisi Kurumu ile bu hastalığa karşı proje geliştirdik. 6 sene mücadele ettik. Şimdi artık bu ürünü üretebileceğiz.

KENDİ TOHUMUMUZU ÜRETMEK ZORUNDAYIZ

Bir de çerez konusu var. Biliyorsunuz ta Çin’den çerez ithal ediyoruz. İnsanın o kadar uzak bir coğrafyadan, böyle bir ürünü alması zorumuza gidiyor. Ayçiçek getirdik. O da hastalandı. Edirne Tohumculuk Enstitüsü ile 4 seneden bu yana birlikte çalışıyoruz. Bu ülke kendi tohumunu üretmek zorunda.

500 BİN CEVİZ FİDANI DAĞITTIK

Denizli’de 460 bin tane bizim kendi ceviz fidanı ağacımız vardı. Borsa olarak 5 senede çiftçimize 500 bin tane aşılı ceviz fidanı dağıttık. Biz, Tarım İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 19 ilçemizde bu uygulamayı yaptık. Bir ilçemiz bu anlamda verimli değil, onun dışında tüm ilçelerimize dağıttık. 12 sene önce bir Sera OSB yaptık. Şimdi yatırımlar bir bir hayata geçiyor. Sarayköy de jeotermale dayalı Sera OSB oldu.

LİSANSLI DEPOCULUKTA PROJE BİTTİ, ALTYAPI YAPILIYOR

Lisanslı depoculuk konusunda da Denizli Büyükşehir Belediyesi ile çalışıyoruz, projesi bitti, Büyükşehir Belediye Başkanımız altyapısını yapacak. 100 milyon TL’nin üzerinde lisanslı depoculuk projesi olacak. Canlı Hayvan Pazarı’na gelince. 60 bin metrekare kapalı bir alanımız var, bunun 35 bin metrekaresi de tamamen kapalı. Burası 24 saat hizmet verebilecek bir seviyede. Çok temiz ve hijyenik bir şekilde, girişi-çıkışı AB standartlarına uygun bir pazar.

Canlı hayvan borsası yapılıyordu, alım satım yapılıyordu büyükbaşlarda. Şu anda çalıştıramıyoruz. Çalışır şekli şu, hayvan bu salona girerken kulak küpesi okutulur büyük ekrana yansıtılır. Alıcılar satıcılar karşılıklıdır, ihale usulü ile satış gerçekleştirilir. Hayvanın tüm bilgisine sahip alıcılar karar verir ve teklifl e hayvanları satın alırlar. Fakat bu projeyi canlandıramadık. Önemli destekler sağlanmalı. Böylece günlük fiyatlar daha mantıklı bir şekilde oluşur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.